Kırmızı Pazartesi | Gabriel García Márquez | Alıntılar

138

Kırmızı Pazartesi | Gabriel García Márquez | Alıntılar Başlangıç sayfası:
Aşk avına çıkmak, şahinle avlanmak gibidir.” GIL VICENTE

Rüyasında kendini koca koca incir ağaçlarından bir orman içinden geçerken görmüştü, bir an için mutluluk duymuş; ama uyandığında üstü başı kuş pislikleri içindeymiş duygusuna kapılmıştı.” | s. 11

  • Güzel bir anda dahi belaya bulaşmak. Kırmızı Pazartesi

Başkalarının rüyalarını, yemekten önce aç karnına anlatmaları koşuluyla, doğru yorumlamakta üstüne yoktu kadının;…” | s. 11

“… ayrıca cesareti olma sanatını da, ihtiyatlı olmanın yollarını da babası öğretmişti ona. ” | s. 14

Her zaman ölüden yana olmak gerek” | s. 27

  • Ölünün ardından kötü konuşmamak mı?

Ortada bir hayat söz konusu olduğunda her şeyi yapabilme kararlılığıyla adımlarını sıklaştırmış, sonunda ters yöne doğru koşmakta olan biri onun bu şaşkın haline acımıştı.” | s. 28

“... öyle bir konuşma tarzı vardı ki, bir şey söylemekten çok, gizlemeye yarıyor gibiydi.” | s. 30

Ölüme saygıyla yaklaşma kültürünü bir yana bırakmış zamane kızlarından farklı olarak, …” | s. 34

“‘Kızları,’ derdi onlara, ‘geceleyin saçlarınızı taramayın, yoksa denize açılanlar geri dönmekte gecikirler.’“| s. 34

“Her erkek onlarla mutlu olur, çünkü acı çekmek için yetiştirilmişler.” | s. 34

“… erkeklerin her davranışının altında bir art niyet bulmaya hazırdılar hep.” | s.34

Aşk da öğrenilir. | s. 37

ama siz gençler insanın yüreğinin nedenlerini anlamıyorsunuz.” | s. 38

Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğsünü dinleyince yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyabiliyordu.” | s. 39

En zor kocaların bile, gerçeği kimse bilmediği sürece, ne söylense kabullendiklerinde ısrar etmişlerdi. Kısacası, erkeklerin büyük bir çoğunluğunun zifaf odasına öylesine büyük bir korku içinde girdiklerine, kadının yardımı olamadan hiçbir şey beceremediklerine, gerçeklerle yüzleşme vakti geldiğinde de ne yapacaklarını bilemediklerine onu inandırmışlardı.” | s. 40

” ... o da iktidarının ve servetinin olağanüstü gücüyle mutluluğu satın alabileceği hayaliyle evlenmiş olsa gerekti,…” | s. 40

Annem bana başkalarının yanında paradan asla söz edilmemesi gerektiğini öğretmiştir.” | s. 43

” … sonunda birbirimizi yeniden tanıyıp eğlence batağına gömülene kadar bir an için bir belirsizlik uçurumunun tepesinde havada kalakalmıştık.” | s. 45

“… kasaplık mesleğinin insanın ruhunda adam öldürmeye yatkınlık olduğunu gösterip göstermediğini sormuştum kasaplara; ama onlar karşı çıkmışlardı:
Biz bir hayvan kestiğimizde gözlerinin içine bakmaya cesaret edemeyiz … hele hele sütünü içtiği bir ineği kesemeyeceğini söylemişti bana.” | s. 51

“… bilen birine işe nereden başlaması gerektiğini soramayacak kadar da kibirli biriydi.” | s. 67

Kader bizleri görünmez kılar. | s. 100

Ölçüsüz miktarda yemek yemek her zaman onun tek ağlama yöntemi olmuştu...” | s. 71

Onun bu sözü üzerine, zindandayken onlar için en dayanılmaz olan şeyin kafalarının berraklığı oluğunu düşünmüştüm.” | s. 72

Kimse canımı sıkmasın, demişti, taşaklı bir gazi olan babam bile.” | s. 77

“… bu kadar büyük bir üzüntünün ancak daha büyük utançları örtbas etmek için gösterilebileceğini düşündüğümü hatırlıyorum.” | s. 78

“… kendisine öğretilmiş, hayatını cehenneme çevirmiş olan bütün o korkuları bir yana bırakarak, ışıkları yanan yatak odasında onun kendisini soymasına hiç karşı koymadan göz yummuştu.” | s. 82

Kendi kusurlarını yüceltmiş zavallı bir kadındı o.” | s. 84

Hayatının yarısını ona her hafta bir mektup yazarak geçirmişti. ‘Bazen ne yazacağımı bilemiyordum,’ demişti bana gülmekten kırılarak, ‘ama onların eline geçtiğini bilmek bana yetiyordu.” | s. 85

O zamana kadar tekdüze birtakım alışkanlıklar içinde geçen günlük yaşantımız, aynı ortak kaygının çevresinde dönmeye başlamıştı birdenbire.

… bu saçma olayın gerçekleşmesine yol açan bulunan sayısız rastlantılar zincirini sıraya koymaya çalışırken yakalıyordu bizi, … , içimizden hiçbiri kaderin onun için seçtiği yerin ve görevin neler olduğunu kesin olarak bilmeden hayatını sürdüremezdi. “ | s. 87

“Özellikle de işleneceği böylesine açıkça duyurulmuş bir cinayetin hiçbir aksilikle karşılaşmadan gerçekleşmesi yolunda hayatın edebiyatta bile görülmeyen  onca rastlantıdan yararlanmış olması ona büyük bir haksızlık gibi görünmüştü.” | s. 89

Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.
| s. 90

“… soğukkanlılığın suçsuzluk değil, edepsizlik olduğunu düşünüyordu.” | s. 91

kendi bokunu yiyecek sarhoş yoktur.” | s. 94

 


Kırmızı Pazartesi

Roman
Can Yayınları
50. Basım Şubat 2016, İstanbul
107 Sayfa
İlk Basım 1982

 


resim kaynak newyorker.tumblr.com
Gabriel García (GABO)

1927 Kolombiya Doğum
2014 Meksika Ölüm
Nobel Edebiyat Ödülü 1982

 

 

 


Öykü 
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok
Bir Kayıp Denizci
Hanım Ana’nın Cenaze Töreni
On İki Gezici Öykü
Yaprak Fırtınası
İyi kalpli Erendira ile insafsız büyükannesinin inanılmaz ve acıklı öyküsü
Sevgiden Öte Sürekli Ölüm

Roman 
Aşk ve Öbür Cinler
Başkan Babamızın Sonbaharı
Benim Hüzünlü Orospularım
Kırmızı Pazartesi
Kolera Günlerinde Aşk
Labirentindeki General
Şili’de Gizlice
Bir Kaçırılma Öyküsü
Yüzyıllık Yalnızlık
Şer Saati


Kırmızı Pazartesi | Gabriel García Márquez | Alıntılar

1 YORUM

Bir Cevap Yazın