Muhtelif Evhamlar Kitabı | Ömür İklim Demir | Alıntılar

100
resim kaynak Artful Living

Muhtelif Evhamlar Kitabı | Ömür İklim Demir | Alıntılar

Ömür İklim Demir’in İlk Kitabı. On öyküden oluşuyor.

  • İçler Dışlar Çarpımı
  • Vasati 40 Yaş
  • Tuz
  • Sonsuz Rasim Abi’ler Diyarı
  • Dün Gece Ansızın
  • Kartela
  • Saraylı’nın Üç Ölümü
  • İki Oda, Bir Salon, Yarım Hayat
  • Uzun Uzun Çalan Ziller ve Bir Mutfak Kapısı Hakkında
  • Sessizliği Öldüren Tuzluk
Kelimeleri

Ölüm, ayrılık, yalnızlık, evlilik, yaşlılık, endişe, evham

Umut bu, alır gerçeğin ötesine götürür, yol kenarına atar adamı. Dön dönebilirsen. Böyle laflar edince şiir gibi konuşuyorsun diyorlar, şiir değil ki bunlar diyorum, kafam karışık. Arada kafiyesi tutuyor farkında olmadan, o da başlangıç seviyesinde şizofreni belirtisiymiş.” | s. 27

  • Umut edip giriştiğin işler sonunda olduğun yerde, ne işim var benim burada diye sordun mu kendine? Önceki bulunduğun yer iğrenç de olsa konforunu bozduğuna pişman oldun mu?
  • Arada ettiğin beylik laflardan dolayı delirmiş hissettin mi?

Hayatın bir anlamı olmadığını, en çok seviştikten sonra tavana bakarken anlıyorum. … Öyle sıkılıyorum ki, sevmiyorum ulan! diye haykırasım geliyor. Neyi sevmediğimden pek emin değilim ama öyle bağırmak istiyorum.” | s. 27

  • Neyi sevmediğini bilmeden, yalnızca sevmiyor olmaya ihtiyacı hissettin mi sen de?

Herkes o kadar birbirinin aynısı ki, gelenler gidenleri ya da gidenler gelenleri aratmıyor. Galiba bu yüzden, kalabalığın yalnızlıktan bir farkı yok.” | s. 28

  • Farklı birilerini aramak mı istediğin yoksa seninle aynı hisseden birini bulamamaktan mı yakınıyorsun?

“Kendimle bile konuşamıyorum, delirmek büyük lüks.” | s. 28

  • İşin içinden çıkamayınca bazıları ölmek, onlara göre daha korkak olanlar da delirmek mi ister?

“Bir çok insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur, demiş Dosto. … Mutluluktan geberiyorum be Dosto. Mutluluktan geberiyorum anasını satayım. Böyle süslü laflara değil bir amaca ihtiyacım var. Bütün hatalarımı ve pişmanlıklarımı silecek, başıma gelen her şeyi, sanki ona varmak için yaşamışım gibi haklı gösterecek bir amaca ihtiyacım var.”
| s. 30

  • Öyle bir yere varmalı ki öncesinde yaşadığın her türlü acıyı unutasın. Onların lafı bile edilmesin. Öyle unutasın ki hesap sormak bile aklına gelmesin. Ve hiçbir şey için artık çok geç olmasın. Yapılacak daha çok şey olsun. Neresi orası?

“Çok konuşmadığımı hatırlayıp rahatlıyorum. Çoğu insana göre kötü olan özelliklerimden iyi anlamlar çıkartmaya başlıyorum.” | s. 32

  • Başkalarına göre kötü olan özelliklerinden iyi anlamlar çıkarabiliyorsan hala kendinle geçinebiliyorsun demek.

“Sevdiğin kadından nefret edecek hale gelince, çoraplar, gömlekler, kravatlar, danteller birer kurşun ağırlığa dönüşüp adamı dibe çekiyormuş.” | 35

  • Hayal kırıklığı mıdır buna sebep olan?

“Sanırım beni hiç tanımayan, muhtemelen benden daha beter durumda olan birine ihtiyacım vardı. Çünkü boka batınca, o boku hemen biriyle paylaşmak istersin. Önemli olan, aşağı yukarı senin kadar batık birini bulmaktır.” | s. 36

  • Bencilliğin bir sonucu mu yoksa ayakta kalabilmek için bir kendini aldatmanın bir çeşidi mi bu?

“Rasim Abi, hem her şeyini kaybetmiş birinin hüznünü, hem de her şeyi baştan keşfetmiş birinin sükunetini aynı anda barındırıyordu.” | s. 36

  • Hüzün; kaybettikten sonra
  • Sükunet; keşfettikten sonra

“Ne diyeyim, huzur tuhaf şey arkadaş, ancak kaybeden bir şeyin kalmadığında gelip seni buluyor. … Neyzen’in dediği gibi: Ben böyle dünyanın devr-i devranını, izzet-i nefsini s.keyim.” | s. 39

“Saçlarını özenle, Özensizce toplanmış gibi görünecek şekilde topladı.” | s. 54

  • 🙂

“İşte o an, Selim ölmeyi isteyecek kadar mutlu hissetti kendini. … İki saat içinde salondaki illüzyon sona erdi; çünkü mutlu son diye bir şey yoktu, uzun vadede bütün hikayeler mutsuz biterdi.” | s. 97

Düşünmek

“Zaten anasını satayım, ben artık hep hep hep düşünüyorum. Ötesi yok, düşünce bazında yaşıyorum. Gerçeklik dediğim, Q’dan Ç’ye uzanan yüz bir tuşlu bir klavyeye dönüştü. Eskiden hayatımın parçası olan çoğu şey ruhumu terk etti.” | s. 45

 

“Öyle çok şey var ki aklımda, düşünemiyorum anne.”
“Seninki düşünmek değil dertlenmek o zaman yavrum” … “Dertlenme tamam mı? Bak, çöker gidersin, dertlenme.” | s. 87

Çocukluk

“Bir görsen nasıl genciz! Rüya gibiyiz. Kapan gibi daralan paslı evliliklerin içinde, nezih mangal partilerinin kenarında, kalın raporların arasında henüz ölmeye başlamamışız. Metalik gri – ikinci eli kolay satılan – arabalarımız yok, yürüyoruz da yürüyoruz.” | s. 44,

“Çünkü öyle güzeldi ki çocukluk mereti, bugüne kadar ne içtiysem, ne denediysem, hiçbiri beni tekrar oraya götüremedi. … Riya gibi… Sanırım  bu nedenle rüyalarımda çocukluğumu görmüyorum. Bir rüyanın rüyası kolay kolay görülmüyor.” | s. 44


Ömür İklim Demir

1980 Adana
Hukukçu, Avukat, Yazar
Haldun Taner Öykü Ödülü Sahibi
İlk Öyküsü Varlık Dergisi 2010


Muhtelif Evhamlar Kitabı

Öykü
Yapı Kredi Yayınları
5. Baskı
Kasım 2017
105 Sayfa
İlk Baskısı Temmuz 2015

 

Bir Cevap Yazın