Orhan Pamuk Yazma Sürecini Anlatıyor

81

Youtube’da 1986 yılında TRT ‘de yayınlanmış bir program. Doğan Hızlan, Orhan Pamuk ‘a yazma sürecini soruyor: “Bir roman nasıl oluşur, siz de, kafanızda nasıl başlar ve sonra nasıl gelişir ve kağıda dökülür?”

Orhan Pamuk: “Genellikle, önce aklımda bir görüntü vardır. Şimdi söz gelimi bir sürü roman için aklımda hayaller, görüntüler var.  Bu görüntülerden biri zamanla kendini öne çıkarır, kendini dayatır. Cevdet Bey ve Oğullarından söz ettiniz, söz gelimi Cevdet Bey ve Oğullarında bu görüntü hep birlikte yenen bir aile yemeğiydi, Kurban Bayramında bir masa başında bir çok insan vardı. Kendi ailemden, kendi yaşadıklarımdan da çok şeyler vardı bu görüntüde. Ben bu görüntüyü genişletmek bu görüntüden bu insanlardan yola çıkarak bir hikaye kurmak istedim.

Başka romanlarımda da böyledir. Beyaz Kalede de bir gece yarısı saraya yürüyen bir kahinin görüntüsü vardı. Sessiz Evde ise daha kişisel diyebileceğim bir ayrıntı, haberdar olduğum, dedemin anneanneme yazdığı bir mektuptu çıkış noktası. O mektupta Avrupa’ya hukuk okumaya giden dedem yeni evlendiği ve İstanbul’da kalan anneanneme dünyadan haberdar olmasını kadın hareketiyle ilgilenmesini söylüyor ve burada kadınlar oy verme ve seçilme hakkı istiyor siz ne düşünüyorsunuz, diye soruyordu.

Bütün bunlar bir küçük düşüncedir, kafamda bir görüntü olarak belirir ve ben bunları severim, bunlar kendini bana dayatır ve bunlardan yola çıkarak hikayeyi ayrıntıları küçük küçük seçerek kurmaya başlarım.”

Kısa bir video ama eski bir programda Doğan Hızlan ve Orhan Pamuk ‘un genç hallerini görmek eğlenceli. O zamanlar her şey ne kadar taze ve amatörmüş.

Videoda geçen Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk ‘un ismini duyurduğu kitap olması açısından önemli. İlk baskıyı 1982 yılında Karacan Yayınları yapmış.

İmzalı ilk baskısını bir websitede 3.000 TL’ye buldum. Resimdeki kapak ilk baskıya ait.

 

 

Ferit Orhan Pamuk
7 Haziran 1952, İstanbul
Eşi Aylin Türegün (e. 1982)

2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi. 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazandığında bu ödülü kazanan ilk Türk oldu. Aynı zamanda bu ödülü alan en genç kişilerden biri.  Orhan Pamuk’tan önce Yaşar Kemal ise Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk yazar. 1973’ten ölümüne (2015) kadar pek çok kez Nobel’e aday gösterildi ancak ödülü alamamıştı. Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk kadın yazar ise Leyla Erbil.

Romanları

  • Cevdet Bey ve Oğulları, 1982
  • Sessiz Ev, 1983
  • Beyaz Kale, 1985
  • Kara Kitap, 1990
  • Yeni Hayat, 1994
  • Benim Adım Kırmızı, 1998
  • Kar, 2002
  • Masumiyet Müzesi, 2008
  • Kafamda Bir Tuhaflık, 2014
  • Kırmızı Saçlı Kadın, 2016
  • Hatıraların Masumiyeti, (anlatı) 2016

Bir Cevap Yazın